1975 yılında İsveç’te Semiha Yankı ile başlayan Eurovision maceramız  Can Bonomo ile Bakü’de sonlanmıştı. Eurovision takipçilerin sabırsızlıkla beklediği geri dönüş haberi ne zaman gelir bilinmez ama geçmişte olduğu gibi Eurovision saatleri bir çok insanımızın yorgunluklarından kaçarak kendini dinlendirdiği bir zaman dilimi olduğundan yeni nesillerin de bu heyecanı tatması gerektiğini düşünüyorum.

Aslında bakacak olursak geçmiş temsilcilerimiz hakkında da bilmediğimiz bir çok şey mevcut. Gerek TRT ambargosu gerekse sanatçının bir daha hatırlamamak üzere tarihin tozlu raflarına kaldırdığı bir çok olgu, medyanın alınan her başarısız sonucun ardından atılan ağır başlıkların tek hedefini bizi o yıl temsil eden isim haline getiriyordu. Her kafadan çıkan başka bir ses temsilcilerimizi yoruyor ve bazılarını pişman dahi ediyordu. Şüphesiz en çok eleştiri konusu olan kavramlardan birisi de dildir. Şarkımız Türkçe olup bizlerin kültürünü tamamen mi yansıtmalıydı yoksa İngilizce tercih edilip Türk ezgilerinle harmanlanan bir eserle daha çok kitleye mi hitap etmeliydi? Bu konu bir çok defa Millet Meclisi’nde dahi konuşuldu.

Eurovision’da dil kuralı bir çok değişiklik görmüş bir konudur.  1956 ve 1965 yılları arasında ilk yarışmadan bu yana ve yine 1973’ten 1976’ya kadar olan süre itibariyle diller üzerinde hiçbir kısıtlama olmadı. 1966 ile 1972’ye kadar, ve1978’den 1998’e kadar olan sürede şarkıların ulusal dilde söylenmesine karar verildi. Ulusal dilde söyleme kuralı aslında 1977 yılından kısa bir süre önce uygulamaya konuldu, ancak bazı ülkelerde ulusal dilde söylenmeyen şarkılar seçildiği için o ülkelere izin verildi. 1999 yılındaki yarışmada, kısıtlama yeniden kaldırıldı ve şarkılar herhangi bir dilde gerçekleştirilebildi. Hatırlayacağınız üzere 2003 yılında Belçika uydurma bir dille katılmıştı.

Her ne kadar bizi ilk temsil eden isim Semiha Yankı şarkısının İngilizce versiyonunu hazırlamış olsa da sahnede Türkçe söylemiştir. Bu kararın alınmasının arkasında yatan gerçek TRT baskısı mı yoksa sanatçı inisiyatifi mi bilinmez ancak bizleri ilk kez yabancı bir dille temsil eden sanatçımız Sertab Erener olmuş ve daha önce hiç tecrübe etmediğimiz birincilik duygusunu bizlere tattırmıştı. Daha sonra bizleri temsil eden bir çok temsilci İngilizce dilini tercih etmiş ve Türkiye’nin uzun dönem tablonun sağında kalan konumu sol tarafa doğru kaymaya başlamıştı. Buna rağmen sonuçlardan memnun olmayan TRT 2012 yılında Eurovision defterini süresiz rafa kaldırmıştı.

Peki Eurovision sahnesinde bizleri Türkçe temsil eden hangi şarkıcılar eserlerinin yabancı versiyonlarını kayda aldı? Belkide bazılarını ilk kez dinleyeceksiniz ve bazılarına şaşıracaksınız. Haydi Eurovision turumuza başlayalım.


Semiha Yankı – Love is the name of the game (İngilizce,1975)

Nilüfer & Nazar – Darling (İngilizce,1978)

Ajda Pekkan – Loving on petrol (İngilizce,1980)

Ajda Pekkan – Le roi du pétrole (Fransızca,1980)

Çetin Alp – Opera (İngilizce,1983)

MFÖ – Diday diday day (I’m in love)  (İngilizce,1985)

Klips ve Onlar – Halley (İngilizce,1986)

Seyyal Taner – Une mélodie (Fransızca,1987)

MFÖ – Sufi (Türkçe/İngilizce,1988) 

İzel Çeliköz, Reyhan Karaca & Can Uğurluer – Two Minutes (İngilizce,1991)

Aylin Vatankoş – Summer is over (İngilizce,1992)

Burak Aydos – My pretty baby (İngilizce,1993)

Arzu Ece – Love (ingilizce,1995)

Şebnem Paker – Hand in hand (İngilizce,1996)

Tüzmen – You can not forget (İngilizce,1998)

Tuğba Önal – Immortal love (İngilizce,1999) 

https://www.youtube.com/watch?v=agcdcDeudi8

Pınar Ayhan – I’m weary (İngilizce,2000)

Sedat Yüce – Goodbye my love (İngilizce,2001)

Buket Bengisu & Group Sapphire –  Lilacs have faded in your heart (İngilizce,2002)

Gülseren – Rimi rimi ley (ingilizce,2005)

Gülseren – Rimi rimi ley (Fransızca,2005)

Sibel Tüzün – Superstar (İngilizce,2006)

Sibel Tüzün – Superstar (İngilizce/Yunanca,2006)

 

 

Sizce Eurovision tarihinde bizleri temsil eden bu sanatçılarımız yabancı dil tercih etmiş olsaydı aldığımız sonuçlarda bir farklılık olabilir miydi?